08 10 2013

Hiç tanımadığımız birinden böyle etkileniyoruz

İlk görüşte aşk, merak ya da nefret nasıl oluşuyor? Merak ediyorsanız İsmail Bülbül, Işıl Cinmen'e anlattı.. İsmail Bülbül

IŞIL CİNMEN
icinmen@haberturk.com   
HABERTURK.COM

Dünyadaki sayılı Reiki öğretmenlerinden biri.
Ne demek olduğunu şimdilik ben de tam olarak bilmiyorum ama Usui Reiki 17. Işık Aşamasında Grandmaster.
Dünya çapında bu aşamada yalnızca 10’a yakın hoca var.
İsmail Bülbül, onlardan biri.

Bülbül, uzak doğu felsefesi olarak algılanan Reiki'nin Anadolu insanının yakından bildiği Sufizmle olan benzerliklerini keşfetmiş.
Reikiyi tasavvuf ile harmanlayarak yeniden yorumlamış.
Avrupa'da da Reiki'ye getirdiği bu yeni bakış açısıyla pek ünlenmiş.
33 yıldır Almanya'daydı.
Artık Türkiye’de; şifa, bilinçaltı, karma terapileri ve Reiki öğretiyor.

Yunus, "Bir ben var benden içeri" diyor ya...
O içeridekini dinleyelim biraz.



Ne demek istemiş Yunus Emre?

Yunus’un ilk oluş anlarıdır “bir başka ben.” Sonraki şiirlerinde bundan bahsetmez. Çünkü bir başka ben algılayışı, ilk farkındalıktır. Sonra kendini Allah’ta kaybolmuş görürsün.

“Başka ben”i bulmadan önceki “ben” nedir yani?

Doğduğumuzda bize bir isim veriliyor, bu isim bizde bir cisim oluşturuyor, sonra bu cisimle kişilik yani ego, egolar oluşuyor. Ego, ya da egolar girdabında kıvranıp duruyoruz.Dünyada yaşanılan tüm acılar, üzüntüler, korkular bencillik sonucunda ortaya çıkar. Devletler için de kişiler için de. Her devlet ya da her insan “benim olmalı” anlayışındadır. Bu anlayış, farkında olmayış maalesef uzun yıllar daha sürecek gibi görünüyor. Kendimizi bir “birey” ya da “kişi” olarak algıladığımız sürece, “öteki” olacaktır. Öteki ve ben algısı da bizi daha çok kavgaya ve savaşa götürecektir. Her şey zihnin ilizyonudur.  Ne sen zannettiğin sen, ne de ben zannettiğim ben varız.

Ne var?

Ne arıyorsun sen osun. Öfke arıyorsan o, sevgi arıyorsan o. Bu halde ne şeytanı ne de meleği uzakta aramamalısın. İnsanlığın barışı ancak sevgi ve hoşgörü ile sağlanır. Kişi kendini yani özünü tanımalı onun farkında olmalıdır. Kişinin kendini tanıması yaradanını tanımasıdır. İlk etapta dünyamızda barışı sağlamak için algının nu kadarı dahi yeterlidir. Çünkü o zaman sen ve ötekiler diye bir kavramın olmadığının farkında olursun ve zihninin ötekileri yaratmasına fırsat vermezsin. Kısaca, kendine yapılmasını arzu etmediğin hiçbir şeyi sen de başkalarına yapmazsın.  

REİKİ KAPIYI AÇAN ANAHTARDIR

Reiki nedir?

Reiki, binlerce yıllık bir sistem. İlim dalı, felsefe, mistik ilim değil.

Ne peki?

Bunlara kapıyı açan bir anahtar.

Avrupalılar Reiki’yi “her yerde var olan” diye tanımlıyor.

Çünkü Avrupalılar ve Amerikalılar materyalist bakış açısına sahip olduklarından elle tutulur kanıt isterler. Reiki’ye “yaşam enerjisi” de diyorlar.

Siz ne diyorsunuz?

İlahi kaynaktan alınan saf enerjidir. Biz bunun adına “ilahi nur” diyoruz.  Japonca’da  Rei, ilahi, ki aydınlama ya da nur anlamındadır. 

İlahi kaynak ne demek?
 
Dünyada, her yerde varoluşun enerjisiyle yaşıyoruz. Ama yer kürenin enerjisi farklıdır. Çünkü yer küreden aldığımız enerji organlarımızın, bedenimizin ihtiyacı olan enerjidir; yaşamamız için gereklidir. Ama “ilahi nur” dediğimiz bizi farkındalıklara götüren Reiki’yi kaynaktan yani öz kaynaktan alırız.

Tanrıya inanmayan biri bunu hissedemez mi yani?

İnanmak ya da inanmamak hiçbir şeyi değiştirmez çünkü bu bir inanç, din ya da tarikat değil. Sadece istemek yeterlidir. İstemekle kendini açıyorsun zaten. Reiki, teknik işlemlerle aktarılır ve aura katmanlarının temizlenmesi kanalların açılması ve sonucunda çakraların dengeye kavuşturulması ile akmaya başlar.

İNANIYORSANIZ ALLAH, İNANMIYORSANIZ KOZMOZ

Ve bu enerjiye neden kendimizi açmamız gerekiyor?

İyileşmek, dönüşmek ve gelişmek için... Dünyadan aldığımız enerji bedenlerin, dolayısıyla organlarımızın ihtiyacı olan enerjidir. İlahi kaynaktan aldığımız enerji ise ruhumuzun farkındalığı içindir. Kişiyi bilinçlendirir, farkındanlıklarını artırır.

Ne konuda bilinçlendirir?

Mesela “Ben kimim” farkındalığına götürür. Ben kimim? Nerden geldim? Nereye gidiyorum? Etten kemikten mi var oldum ben? Bu sorgulamalar sonucu seni özüne kavuşturur. Özünü keşfetme yoludur Reiki. Yani marifet’tir, Marifetullah’tır. Allahı keşfetme yoludur; özünüzdedir Allah. Bilinçli olarak insanın özündedir. Sen, ben hepimiz insanlar Allah’ın yansımasıyız. Biz özümüzde onu keşfedene dek Reiki bizi sorgulatır.

Elle şifa yöntemi buna nasıl yardım ediyor?

Tepe çakrasından akan enerji avuç içine gelir. Avuç çakraları da açılır ve böylece kişi kendine yönlendirirse Reiki’yi kendine vermiş olur; başkasına yönlendirirse, başkasına vermiş olur.  Ama kendinden veremezsin. Enerji zaten akıyor, sen sadece aktarıcısın.

Kaynak?

Allah.

İnanmayanlar için?

Kozmoz.

Bu kaynaktan hepimize aynı enerji mi geliyor?

Evet, aynı enerji gelir. Her canlının, hatta nesnelerin bile, manyetik alanları vardır. Biliçli olduğu için insan daha güçlü manyetik alanlara sahiptir. Bu manyetik alanlara, Aura Katmanları diyoruz.

Bedenimizin dışında mı bu katmanlar?

Bedenimiz üzerinde bir beden daha var gibi düşün. Şeffaf, enerji boyutunda gözle de görülmeyen bir katman var. Bu katmana “eterik katman” ya da beden formunda olduğu için “eterik beden” de diyoruz. Eterik katman sağlıklı olursa 15 – 20 santime kadar genişler. Sağlıksız olursa beş santime kadar iner.

HİÇ TANIMADIĞINIZ BİRİNDEN NASIL ETKİLENİYORUZ?

Aura nerede?

Aura kanalları ve çakralar bu eterik bedenin üzerindedir. Eterik bedeninin üzerinde de “duygusal katman” vardır. Duygusal katmanın üzerinde “zihinsel katman,” zihinsel katmanın üzerinde “kozmik katman” yani ruhsal katman.

Vay canına. Bir insanı hiç tanımadan aurasını algılıyoruz değil mi? Ona bağlı olarak bir anda seviyoruz ya da itici buluyoruz…

Evet. Tanımadığımız bir insan, ilk görüşte bizde bir duygu oluşturur; bunun mimarı auradır.

Kaynaktan gelen enerji bu katmanlara mı giriyor?

Evet. Enerjiyi kozmik olarak tertemiz alırız. Zihin katmanına gelince dönüşüme uğramaya başlar. Zihnimiz nasılsa enerji o şekilde dönüşür. Yani negatif bakıyorsak, negatif konuşuyorsak, negatif düşünüyorsak enerji o ölçüde negatif olarak değişecektir.

ÖNCE BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ…

Zihinsel katmanda negatif yönde değişen enerji, duygusal katmanda ne hale geliyor?

Zihnimiz nasılsa duygularımız da yaklaşık olarak aynıdır. Enerji, duygusal katmanda da negatif değişime uğrayarak eterik katmana geliyor. Eterik katmanın üzerinde, enerjinin bedenimize girişini sağlayan çakralar var. Negatif olarak dönüşmüş enerji çakralardan bedenimize giriyor ve sağlıksız olduğu, az geldiği için çakraları mahvediyor.

O zaman da eterik katman daralıyor…
 
Evet, enerji sağlıksız olunca beş santime kadar geriliyor. Her şey yolunda olsa, bütün çakralarımız açık olsa, zihnimiz temiz olsa kaynaktan gelen enerji çakralarımızdan süzülecek.

Aurası temiz insan var mı?

Aurası kirli olmayan kişi yoktur çünkü acılar, endişeler, korkular var. Yaşadığımız dünya böyle bir dünya; bunlar aurayı kirletir. Aura kirlenince de çakralar kirlenir. Çakralar temizlenmezse tıkanır ve sonra da hastalıklar başlar.

Enerjinin, bedene temiz girmesi için ne yapabiliriz?

Bu noktada bilinçaltı çok önemli rol oynuyor, yani kişinin bilinçaltı temizliği yapması gerekiyor. İnisiye öncesi ya da hemen sonrasında bilinçaltı temizlenirse inisiye tekniği ile temizlenmiş aura ve çakralar daimi olarak temiz kalıyor.

Bilinçaltı temizliği nedir?

Bilinçaltı terapisi tamamen psikolojik sorunlarla ilgili yapılıyor. Mesela geçmişte yaşadığın olumsuz bir olay, korku, travma var. Bunu bilinçaltı kaydeder ve zaman zaman sana hatırlatınca kötü olursun ya da hastalanırsın. Biz bunu siliyoruz.

Nasıl yani?

Işık aşamaları sonucunda bana verilen bir hediyedir diyebilirim. Eskiden yaşadığın olayı sana tekrar yaşatıyorum. 10 yıllık periyodu bir seansta tekrar yaşıyorsun. Neler yaşadığını zihninde tekrar canlandırıyorsun. Ağlamaksa ağlamak, korkmaksa kormak... Kaçmadan tekrar hissediyorsun. Seansın sonunda olayın, üzerindeki etkisi gitmiş oluyor. Tekrar test ediyoruz; tekrar canlandırma yapmayı deniyoruz ama tekrar canlandıramıyorsun.

Bu enerji doğru akınca çakralar açık oluyor değil mi?

Çakrayı anlamak için önce inisiyeyi anlamak gerekiyor.

Anlayalım.

İnisiye, uyumlama demek. İnisiyede enerjiyi kişinin tepe çakrasından tamamen kesiyorum. Bir takım uygulamalarla aura katmanlarını temizliyorum. Eterik katman, zihinsel ve duygusal katmanını temizledikten sonra enerjiyi bırakıyorum. Diğer işlemlerini de yaptıktan sonra kişinin çakraları açılıyor ve pırıl pırıl oluyor.

AĞIR PSİKOLOJİK SORUNLARI OLANLARA UYGUN DEĞİL

Nasıl yapılıyor?

Öğrenci rahat bir şekilde sandalyeye, ayakları paralel, terliksiz, yere basar şekilde, elleri yukarı bakacak şekilde açık, diz üstünde, bel, omuz ve boynu dik bir şekilde oturtulur. Enerjinin doğru akması için böyle oturulması gerekli. Öğrenci adını, soyadını, doğum tarihini söyleyerek, inisiye yapacak hocanın ismini de söyleyerek onun kendisini Reiki’ye uyumlamasına müsaade ettiğini söyler. Bunu üç kez tekrarlar. Bu arada öğretmen, öğrencinin iki metre arkasında, ellerini yukarı kaldırıp, Öğretmenlik enerjisini ister. Öğretmenlik enerjisi tüm vücudunu kaplar. O tüm vücudunu kaplayan enerjiyi öğretmen göbek altı çakrasına toplar ve sol elini göbek altı çakrasına koyar. Sağ eli havadayken gerekli sembolü çizip öğrencisini ve kendisini içine alacak şekilde eliyle bir çember çizerek içini beyaz ve mavi nur ile doldurur. Bu işlem, öğrenci ve öğretmenin inisiye anında huzur bulması açısından önemli. Daha sonra bir takım teknikler uygulanır ve adına inisiye ya da uyumla denilen işlem gerçekleşmiş olur.

Tamam, bilinçaltımız temizlendi, çakralarımız açıldı. Sonra nasıl hissediyoruz?

O zaman kişinin bakış açısı, konuşması, düşünme şekli değişir. Enerjiyi artık sağlıklı ve pozitif almaya başlar. Fizyolojik bedene aldığımız sağlıklı enerji, tekrar beden gözenekleri ve çakralar yoluyla taşar. Bu taşan enerji güçlenir ve eterik katman 20 - 25 santime kadar genişler.

Kişinin eterik katmanı zayıf olursa ne olur?

Bağışıklık sistemi çöker, her türlü hastalığa maruz kalabilir. Ama eterik katmanı genişlerse grip bile olmaz.

Kimlere Reiki vermiyorsunuz?

Herkese Reiki’ye uyumlanmadan da bilinçaltı temizliği yapılabilir. Ama ağır psikolojik sorunları olanlara, şizofrenik vakalara kesinlikle vermiyorum. Bunun dışında psikolojik rahatsızlıkları olanlara, bilinçaltı temizliği şartıyla Reiki veriyorum.

BEDENİNİN GENELKURMAY BAŞKANI SENSİN

Neden bilinçaltı temizliği sonrası?

Çünkü Reiki bilinçli enerjidir. Kişinin geçmişte yaşadığı negatifleri yüzeye çıkarıp onlarla yüzleşmesini sağlar. Bu durum her ne kadar benim açımdan olumluysa da kişi için olumsuzdur. Benim açımdan baktığımda kişi arınmalar yaşıyordur ama kişi kendine baktığında bu olumsuzdur. Kişi için bu olumsuz durumun ortadan kaldırılması ancak bilinçaltı terapisi ile mümkün. Aksi takdirde bu arınma süreci kişide yıllarca sürebilir. Gelen kişilere psikolojik rahatsızlıkları olsun ya da olmasın ben bilinçaltı terapisini bu yüzden öneriyorum. Çünkü gelecekte olası bir psikolojik problemi de engelliyor.

Reiki’ye karşı tepkili olan birine “dene” diye ısrar etmek doğru mu?

Hiç kimseyi zorla insiye yapamayız. İnanıp inanmaması önemli değil fakat kişi bunu istemelidir. Mesela bazıları kendi randevusunda arkadaşını kolundan tutup getiriyor; olmaz. Herkesin buna hazır olduğu zaman başkadır.

Her şey kendimizi doğru yönetmekle ilgili aslında, değil mi?

Bedeninin genelkurmay başkanı sensin. Genelkurmay başkanının verdiği emri onun altındaki komutanlar uygular. İletilen emre askerlerin de karşı çıkması mümkün değildir. Sen bu bedenin genelkurmay başkanı olduğunu düşün. Beynin bir alt komutan, immün sistem onun altındaki komutan diğer bütün organlar da askerlerdir. Sen düşüncelerini, duygularını ve bakış açını değiştirirsen bütün ordu düzelir.

307
0
0
Yorum Yaz