05 01 2010

REİKİ MASTERLARI ARASINDAKİ BİLGİ, FİKİR VE YÖNTEM FARKLILIKLARI

L.N: Hocam, konuşmalarınızdan, Türkiye’deki Reiki Master’larına tepkiliymişsiniz gibi anlaşılıyor. Türkiye’yi Reiki ile tanıştıran hocaların hakkını teslim etmek gerekmez mi?  Sonuçta , ülkemizdeki insanlar, onların emeği ile Reiki’yi  Türkçe kaynaklardan, kendi dillerinde konuşan  Masterlardan öğrendiler.

 


İsmail Bülbül:  Sevgili kardeşim, bizim buradaki sevgili Master kardeşlerimize karşı bir art niyetimizin olması asla söz konusu değildir. 13-14 yıldır gerçekten emek verip, bu ekolü Türkiye’ye tanıtanlara tepkili olmak şöyle dursun, saygı duyar ve önlerinde eğiliriz bile. Onlar ki daha henüz ülkemizde Usui Reiki hiç tanınmazken öncü olmuşlar, büyük çabalar sarf etmişler, yabancı kaynaklardan birçok bilgileri çeviri yapıp ülkemizin insanlarına tanıtmışlardır.  Her şey bir kenara sadece bunun için bile onlara saygı duymamak mümkün değildir. Bizim söylemlerimizden , bizim anlattıklarımızdan onların da rahatsız olacağını zannetmiyorum.

L.N: Peki ama hocam yeni Master olan bir çok kişi var , o halde  sizin tepkiniz bu kişilere mi?

İ.B:  Hayır, aslında benim tepkim diye bir şey söz konusu değildir ki zaten. Onlara da tepkili olmam, olamam fakat biz şunu söylemeye çalışıyoruz: Masterlık , öğrenci eğitmek, öğrenci inisiye yapmak büyük sorumluluk ister. Öğrenci yetiştirmek, inisiye yapmak sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. Öğrenciyi doğru inisiye yapamaz, ona doğru kılavuzluk edemezseniz öğrenciyi bir çıkmazın içine sokarsınız. Usui Reiki sadece elle şifaya kavuşmak ve kendilerine, birine şifa vermek değildir.  Usui Reiki gerçekte mistik bir felsefedir. İnisiye yapılan kişilerin  tepe çakralarından manevi bilgiler akar. Bir öğretmen olarak siz öğrencinizi doğru yönlendiremez, doğruyu anlatamazsanız öğrenci psikolojik olarak denge kaybına uğrar.  Söylemek istediğim sadece şudur:  Hemen Master sertifikasını alır almaz öğrenci inisiye yapmaya, öğrenci yetiştirmeye kalkışılmamalıdır. Bilindiği gibi Reiki eğitimi  bir süreçtir.  Nasıl ki Reiki 1’den Reiki 2’ye ,oradan Reiki 3a’ya, 3a’dan Master Teacherlık aşamasına  uyumlanmak için süreçler bekleniyorsa Reiki 3 b aşamasını aldıktan sonra da bir süreç vardır ve bu beklenmelidir.   Bu süreçte yeni Master Teacher olmuş olan öğretmen diğer aşamalarda olduğu gibi yine bir değişim, farkındalık ve  gelişim evresi yaşar.  Bununla birlikte öğretmenlik aldığı hocasından inisiye ve öğrenci yetiştirme gibi eğitimlerini sürdürmeli ve her şeyi doğru öğrenmelidir. 

L.N: Reiki öğretmenleri arasında bilgi , fikir ve yöntem farklılıkları olduğunu görüyoruz. Bir Masterın doğru kabul ettiğini ve öğrencilerine öğrettiğini, diğer bir Master reddebiliyor.  Reiki’de kesin ve kişilere göre değişmez bilgiler, kurallar yok mudur? Bilgiler her Mastera göre değişir mi? Alınan bilgiyi neye göre karşılaştırıp doğru yada yanlış olarak değerlendirebiliriz?

İ.B: Usui Reiki bir felsefedir. Her Masterın öğretme yöntemi farklı olabilir.  Felsefe düşünmedir,hatta düşünmeyi bile düşünmedir. İşte bu yüzden olduğumuz yerde saymamalı, elimizde bulunan bu felsefeleri geliştirerek devam ettirmeliyiz.  Bu yüzden bilgi, fikir ve yöntem farklılığı olduğu doğrudur ve olmalıdır da. 

L.N:  Hocam ama bir bilgi karmaşasıdır sürüp gidiyor. Reiki forumlarında okuyoruz.  Örneğin, Bir Master “uzağa Reiki nasıl yollanır” sorusunu yanıtlarken, diğer Masterın “hayır bu tamamen yanlış” diyebildiği bir şekilde anlatıyor.  Bu durumda iki taraftan birisi yanlış uygulamış olmuyor mu?

İ.B:  İşte bunun için Master kardeşlerimizin 3b aşamasını beklemeleri çok yerinde olacaktır. Ehilleşmiş bir Masterın yanlış bir yöntem kullanacağını yada bu konuyu tartışacağını ben zannetmiyorum.  Maalesef her şeyde olduğu gibi Reiki’de de bir bilgi kirliliğinin var olduğunu biliyoruz.  Bunları da aşacağımızı düşünüyorum.

L.N: Diğer enerjiler, yada Usui Reiki dışındaki Reiki türleri tamamen kabul edilemez mi diyorsunuz, bunu mu anlamalıyız?

İ.B:  Biraz önce sorduğunuz soruya verdiğim cevap gibi olacak ama biz insanlarda beşeri olmamız sebebi ile doyumsuzluk ve yetinmemezlik mevcuttur. Bir insanın bir arabası varken bir araba daha , bir evi varken bir ev daha istemesi gibi bir şeydir bu. Usui Reiki binlerce yıl tarihi olan bir felsefedir. Usui Reiki 1980’lerde Batı’ya anca ulaşabilmiştir. Bu da Japon toplumumun içine kapanık bir kültür yaşamasından kaynaklanmıştır. Burada bu ilmin bu felsefenin bizlere kadar ulaşmasında öncülük yapan Bayan Takata’ya şükranlarımızı sunmak zorundayız. 1980’lerde başka Reiki türleri de yoktu, buna da hiç gerek duyulmadı zaten.  O insanlara Usui Reiki yetiyordu. Ama 1980’lerden sonra  önüne başka başka isimler eklenerek bir çok Reiki türü ortaya çıktı. Bizde maalesef işte bunun için Usui Reiki demek zorunda kalıyoruz. Reiki’yi sonradan keşfeden Doktor Usui  kendi ismini asla Reiki’nin önünde kullanmamıştır.  Bunca Reiki çeşidinin içinde bizler bunu kullanmak zorunda kalıyoruz.  Batılıların “evrensel yaşam enerjisi” dedikleri , Japonca ‘da ise  “Rei” İlahi, “Ki” ise Aydınlanma olarak tabir edilen , Öz Kaynak’tan insanlığa sunulmuş bu güzel hediye nasıl olur da “tüm” insanlara hitap etmez, “tüm” ihtiyaçları karşılayamayıp başka enerjilere ihtiyaç doğurur?

L.N: Teşekkür ederiz hocam.

İ.B: Ben teşekkür ederim.

 

 

 

683
0
0
Yorum Yaz